Kanser gibi öldürücü hastalıkların önlenmesi ve tedavisi konusunda uzmanlar tarafından yapılan açıklamalar, toplumun bu konuda daha fazla bilinçlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Her yıl milyonlarca insanın hayatını etkileyen kanserler, erken teşhis ve düzenli kontroller sayesinde daha effective bir şekilde tedavi edilebiliyor. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nden Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burak Şakar ve Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği Başkanı, TAJEV Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Faruk Köse, kanser tedavisinde alternatif ve tamamlayıcı yöntemlere yönelme eğiliminin bazı vatandaşlarda görülebileceğini belirtiyor.
Uzmanlar, kanser teşhisi konduktan sonra hekim önerilerine kulak verilmesini ve düzenli kontrollere dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle tıbbi bitki çaylarının üretimi, ruhsatlandırılması ve satışına ilişkin yeni düzenleme yürürlüğe konuldu. Buna göre, Sağlık Bakanlığı onaylı tıbbi bitki çaylarının yalnızca eczanelerde satılacağı açıklandı. Ancak, market ve aktarlardaki gıda amaçlı bitki çaylarının satışının devam edeceği belirtildi. Uzmanlar, onkoloji hastalarının tedavileri süresince doktorlarına danışmadan herhangi bir bitkisel ürün ya da takviye gibi çeşitli ürün kullanımlarına yönelmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Burak Şakar, kanserin epitel dokudan çıkan bir hastalık olduğunu ve normal özelliklerini kaybedip kontrolsüzce çoğalmaya başlayan bir doku dönüşümüne neden olduğunu belirterek, "Erkeklerde en sık prostat kanseri, 2'nci akciğer, 3'üncü sırada gastrointestinal sistem kanserleri görülüyor. Prostat ve akciğer kanserleri yer değiştirebiliyor. Kadınlarda ise 1'nci sırada meme kanseri görülüyor" dedi. Şakar, gençlerde belli kanser türlerinin klasik görülme yaşından daha erken yaşlarda görüldüğünü ve obezite, kötü beslenme, sigara ve hareketsiz yaşam tarzına bağlı olabileceğini söyledi. Uzman, hastaların bitkisel tedavilerle tedavi edilemeyeceğini ve ancak belli koşullarda bitkisel ürünlerin kullanılmasına izin verilebileceğini belirtti.
Prof. Dr. Mehmet Faruk Köse, kadınların yılda bir jinekolojik muayenelerini yaptırmalarının wichtig olduğunu belirterek, "Bütün dünyada olduğu gibi meme kanseri kadın hastalıkları açısından en önemli kanser türü. Rahim içi zarı kanseri, yumurtalık kanseri ve rahim ağzı kanseri gibi hastalıklarla karşı karşıyayız" dedi. Köse, rahim ağzı kanserinin erken dönemde hiçbir belirti vermediğini ve ancak ciddi ilerlediği zaman belirti verdiğini söyledi. Uzman, kadınların düzensiz adet görme, şiddetli adet kanamaları, menopoz sonrası kanama gibi durumlarda muhakkak doktora başvurması gerektiğini vurguladı. Köse, Türkiye'de kadınların sadece yüzde 10'unun düzenli jinekolojik muayenelerini yaptırdığını ve kanserde kanıta dayalı olmayan hiçbir şeyden medet umulamayacağını belirtti.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!