Son yıllarda toplumda endişe yaratmaya başlayan ani kalp ölümleri, özellikle genç yaşlarda yaşanmaktadır. Bu durum, sağlık sorunları olmayan genç bireylerde görülen ani ölümlerin nedenlerini ve alınabilecek önlemleri gündeme getirmiştir. Uzmanlar, ani kalp ölümlerinin nedenlerini ve korunma yolları hakkında önemli bilgiler vermektedir.
Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, ani kalp ölümünün tıbbi literatürde belirli kriterlerle tanımlandığını belirtmiştir. Buna göre, olaya tanık olunan vakalarda belirtilerin başlamasından itibaren 1 saat içinde, olayın tanığı olmadığı durumlarda ise kişinin hayatta son görülmesinden sonraki 24 saat içinde meydana gelen kalp kaynaklı doğal ölümler ani kalp ölümü olarak tanımlanmaktadır. Ani kalp ölümünün görülme sıklığı yaşla birlikte artmaktadır.bebeklik ve çocukluk döneminde 100 bin kişide yaklaşık 1 vaka görülürken, bu oran orta yaş grubunda 100 bin kişide 50 vakaya, 80'li yaşlarda ise 100 bin kişide 200 vakaya kadar ulaşmaktadır.
Ani kalp ölümünün en sık nedenleri arasında kalp krizi ve kalp damar hastalıkları yer almaktadır. Genç yaştaki ani ölümlerin arkasında ise genellikle ritim bozuklukları bulunmaktadır. Bu ölümcül ritim bozukluklarının kaynağı genellikle genetik geçişli kalp hastalıklarıdır. Genetik geçişli kalp hastalıkları, bazı durumlarda yapısal bozukluklara yol açabilmektedir. Yapısal bozukluklar kalbin içerisinde veya kalpten çıkarken kan akışında bozukluklara neden olabilmektedir. Yapısal olmayan hastalıklar ise kalbin elektriksel sistemindeki kusurları içermektedir. Bu durum kararsız ve tehlikeli ritim bozukluklarına neden olabilmektedir.
Ani kalp ölümlerinin yalnızca genetik nedenlerle ortaya çıkmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, dışarıdan alınan bazı hormonlar, ilaçlar ve suistimal edilen maddelerin de ani kalp ölümüne neden olabileceğini belirtmiştir. Performans artırma veya kas kütlesini artırma amacıyla yüksek dozda ya da uzun süreli anabolik androjenik steroid kullanımı, kalp kasında kalınlaşmaya yol açarak ani kalp ölümüne neden olabilmektedir. Altta yatan kalp hastalığı bulunan kişilerde bazı ilaçların ve maddelerin riski artırabileceğini belirten Özkeçeci, sinir sistemini uyaran ilaçlar, ritim bozukluğu ilaçları, bazı antibiyotikler, antipsikotikler, antidepresanlar, anestezik maddeler, alkol ve kokain kullanımının da risk faktörleri arasında yer aldığını söylemiştir. Ani kalp ölümünün geneli beklenmedik şekilde ortaya çıktığını ancak öncesinde bazı belirtiler verebileceğini ifade eden Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, özellikle spor veya koşu gibi efor gerektiren aktiviteler sırasında ya da ani heyecan ve korku anlarında yaşanan açıklanamayan bayılmalar, göğüste sebepsiz sıkışma ve baskı hissi, aniden başlayan çarpıntılar ve nedensiz göz kararmalarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Aile geçmişinin büyük önem taşıdığını belirten Özkeçeci, ailede özellikle 50 yaşın altında nedeni açıklanamayan ani ölüm, erken yaşta kalp krizi, boğulma veya bayılmaya bağlı olabilecek açıklanamayan trafik kazası öyküsü bulunan gençlerin birinci derece risk altındadır.
Risk altındaki bireylerde yapılacak tetkiklerin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, elektrokardiyografi, ekokardiyografi gibi tetkikler ve gerekli durumlarda yapılacak genetik tarama testlerinin hayat kurtarıcı olabileceğini belirtmiştir. Ayrıca profesyonel ya da amatör olarak spora başlayacak her gencin ve yoğun efor sarf eden bireylerin mutlaka rutin kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiğini söylemiştir. Ani kalp ölümü vakalarıyla her zaman ve her yerde karşılaşılabileceğini belirten Özkeçeci, ilk birkaç dakikada yapılacak doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını vurgulamıştır. Toplumda temel yaşam desteği eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, gençlerde ani kalp ölümlerini önlemenin en güçlü yolunun belirtileri tanımak, genetik mirasımızı bilmek ve kalbimizi modern tıbbın koruyucu şemsiyesi altına almak olduğunu belirtmiştir.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!