Son günlerde hantavirüs haberlerinin artmasıyla birlikte, halk arasında virüsün salgına dönüşme endişesi oluşmaya başladı. Bu endişe üzerine, uzmanlar tarafından virüsün.properties ve bulaşma şekli hakkında açıklamalar yapıldı. Uzmanlar, hantavirüsün salgına dönüşme ihtimalinin düşük olduğunu, çünkü virüsün bulaştırıcılığının çok yüksek olmaması gerektiğini belirttiler. Ayrıca, Türkiye, Avrupa ve Asya'da görülen hantavirüs tiplerinin insandan insana bulaşmadığı, ancak Güney Amerika'da görülen 'Andes' tipinin insandan insana bulaşabileceği, ancak bu da çok yakın ve uzun süreli temas gerektireceği vurgulandı.
Hantavirüsün belirtilerinin görüldüğü bölgeye göre farklılık gösterdiği bildirildi. Amerika Kıtası tipi hantavirüs, daha çok solunum sistemini etkileyerek zatürre, solunum yetmezliği ve ardından kalp yetmezliği gelişmesine neden oluyor. Bu tipte ölüm oranı %40 gibi oldukça yüksek bir seviyededir. Türkiye, Asya ve Avrupa tipi hantavirüs ise, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ile aynı aileden geliyor ve benzer bir tablo oluşturuyor. "Hemorajik Ateş Böbrek Yetmezliği" olarak adlandırılan bu tipte, ilk başta ateş, kırgınlık, kas ve baş ağrısı gibi genel belirtilerle başlıyor, ancak sonrasında böbrek yetmezliği gelişiyor ve hastalar genellikle bu böbrek yetmezliği nedeniyle kaybediliyor.
Koronavirüs dönemindekine benzer bir maske zorunluluğu veya geniş çaplı pandemi yaşanmasının söz konusu olmadığını söyleyen uzmanlar, hantavirüsün pandemi oluşması için gereken özelliklere sahip olmadığını belirtiyorlar. Uzmanlar, hantavirüsün insandan insana çok kolay bulaşmadığını ve dış ortamda uzun süre canlı kalamadığını, bu nedenle gelecekte bir pandemi oluşması durumunda, bunun hantavirüsten değil, yine grip veya koronavirüs türevlerinden kaynaklanabileceğini ifade ettiler. Virüsün temel bulaş kaynağının kemirgenler olduğunu belirten uzmanlar, koronavirüs gibi asansörde karşılaşmakla veya basit temasla bulaşmadığını, bulaşması için çok yakın ve uzun süreli temas gerektirdiğini kaydettiler.
Hantavirüsün korunma yöntemleri hakkında da açıklamalar yapıldı. Farelerin bulunabileceği alanlarda yapılan temizliğe dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı. Farelerin bulunabileceği gıda ambarı, depo veya evlerde temizlik yaparken yerlerin kesinlikle süpürülmemesi, bunun yerine ortamın dezenfektan sıkılarak nemlendirilmesi veya ultraviyole ışıkla temizlenmesi gerektiği belirtildi. Bu tür alanlarda maske ve eldiven kullanılmasının önemine dikkat çekildi. Hantavirüsün dış ortamda uzun süre dayanıklı olmadığı da kaydedildi. Hanta virüsün oda sıcaklığında yaklaşık 2-3 gün yaşayabildiği, ancak ultraviyole ışınlarına karşı çok dayanıksız olduğu ve dışarıda birkaç saat içinde öldüğü bildirildi. Kapalı ve karanlık ortamlardaki gıda stoklarının bu anlamda daha riskli olduğu vurgulandı.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın veya kayıt olun.