Şırnak'ın Uludere ilçesinde yaşayan 32 yaşındaki Bayram Yılmaz, 10 yaşındayken eline aldığı yabancı bir cismin patlaması sonucu iki elini ve bir gözünü kaybetmesine rağmen, engeline rağmen birçok spor dalıyla ilgilenerek hayata tutundu. Bu mucizevi dönüşüm, Yılmaz'ın persönel azmi ve çevresinin desteğiyle mümkün oldu.
Uludere ilçesi Taşdelen köyünde yaşayan Bayram Yılmaz, 20 Şubat 2004'te henüz 10 yaşındayken eline aldığı yabancı bir cismin patlamasıyla iki elini ve bir gözünü kaybetti. Bu trajik olay, Yılmaz'ın hayatını tamamen değiştirdi. Uzun yıllar boyunca birçok problemle karşılaşan Yılmaz, hocalarının da teşvikiyle hayata devam etmesi gerektiğinin farkına vardı. Öğretmenlerinin yönlendirmesiyle spora gidip derecelerle hayata daha da sıkı tutunan Yılmaz, birçok beceri de kazandı.
Bayram Yılmaz, yaşadığı olayı anlattığında, 20 Şubat 2004'te henüz 10 yaşındayken bilmediği bir cismi merakından eline aldığını ve cismin patlaması sonucu iki elini ve bir gözünü kaybettiğini söyledi. Yılmaz, taburcu olduktan iki yıl sonraya kadar da stresli bir psikoloji içerisinde büyümeye çalıştığını, hocalarının da bu doğrultuda kendisini okula daha fazla teşvik ettiğini belirtti. Bu süre içerisinde çeşitli problemler yaşadığını dile getiren Yılmaz, yaşadığı problemlerin bir süre sonra önemli olmadığını anladığını kaydetti. İçinde doğuştan gelen bir hırs ve azmin olduğunu anlatan Yılmaz, kendisinin bu nedenle okuluna devam ettiğini vurguladı.
Yılmaz, lisede beden hocasının ısrarlı teşvikiyle spora başladığını ve bu doğrultuda Şırnak'ta girdiği yarışmada herhangi bir engeli olmayan insanlara 350 metre fark atarak birinci olduğunu söyledi. Bu başarısı, Yılmaz'ın hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. Yılmaz, Adana'daki Türkiye kupasına da katılım sağlayıp burada dereceler elde ettiğini, kazandığı dostluklar, gördüğü yeniliklerle hayata daha da sıkı tutunduğunu ve araba sürmeyi de öğrendiğini dile getirdi. Yılmaz, "Hayatın ne kadar güzel olduğunu dört duvar içerisinde kalarak göremez insanlar, bu yüzden dışarıya çıkıp hayatı izlemeliler" dedi. Bu sözler, Yılmaz'ın engeline rağmen hayata tutunma azmini ve yaşamın güzelliğini keşfetme isteğini ortaya koyuyor.
Yılmaz'ın hikayesi, yalnızca kendisi için değil, aynı zamanda birçok engelli birey için ilham kaynağı oluyor. Engellilerin de toplumun bir parçası olduğu ve hayata katkıda bulunabileceğini gösteren Yılmaz, çevresine de umut ve cesaret veriyor. Yılmaz'ın öğretmenleri ve ailesinin desteği, onun bu mucizevi dönüşümünde önemli bir rol oynadı. Onların teşviki ve yönlendirmesi, Yılmaz'ın hayatını değiştirdi ve onu hayata tutunmasına yardımcı oldu.
Bayram Yılmaz'ın hikayesi, aynı zamanda engellilere yönelik toplumsal farkındalığın önemini vurguluyor. Toplumun, engellilerin de eşit haklara sahip olduğu ve onların da hayata katkıda bulunabileceğini anlaması gerekiyor. Yılmaz'ın başarısı, engellilerin de birçok alanda başarıya ulaşabileceğini gösteriyor. Bu nedenle, toplumun engellilere karşı daha duyarlı ve destekleyici olması gerekiyor. Yılmaz'ın hikayesi, umut ve cesaret veren bir hikaye olarak, birçok kişiye ilham kaynağı olmaya devam edecek.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!