Ülkemiz, iklim yapısı ve bitki örtüsü bakımından yabani mantarların yetişmesi için oldukça elverişli bir ortam sunuyor. Yağışların arttığı ilkbahar ve sonbahar aylarında, mantar zehirlenmesi vakalarında önemli bir artış gözlemleniyor. Bu durum, especially ilkbahar aylarında daha fazla görülüyor ve yağış ve nem oranının yükselmesi, mantar yetişmesi için uygun bir iklim oluşturuyor.
Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, mantar zehirlenmelerinde belirtilerin tüketilen mantarın türüne göre değişebildiğini kaydederek, bazı türlerde şikâyetlerin ilk birkaç saat içinde ortaya çıktığını, bazı ölümcül türlerde ise belirtilerin 6 ila 24 saat sonra başlayabildiğini söylüyor. Gündüz, "Özellikle geç başlayan bulgular ciddi karaciğer hasarıyla ilişkili olabilir. Bazı hastalarda ise belirtiler geçici olarak düzelebilir ancak bu yalancı iyilik hali sonrasında ağır organ yetmezlikleri gelişebilir" diye uyarıyor. Bu situation, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha fazla görülüyor ve aile bireyleri ya da komşular arasında toplu, kümelenme şeklinde zehirlenmelerle karşılaşılabiliyor.
Mantar zehirlenmeleri sık karşılaşılan bir durum ve especialmente ilkbahar ve sonbahar aylarında daha fazla görülüyor. Gündüz, "Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha fazla görüyoruz. İlkbahar aylarında fazla görülmesinin en önemli nedeni, yağış ve nem oranının yükselmesidir. Bu ortam, mantar yetişmesi için uygun bir iklim oluşturuyor. Orman altlarında ve meralarda ciddi şekilde mantar yetişmesi oluyor. İnsanlarımız da kültürel olarak komşuları ve akrabalarıyla mantar toplama alışkanlığına sahip. Dolayısıyla ortak toplanan mantarlar nedeniyle, aile bireyleri ya da komşular arasında özellikle kümelenme şeklinde zehirlenmelerle karşılaşıyoruz" diyor. Ölümcül zehirlenmelere en sık neden olan "ölüm meleği mantarı" olarak bilinen 'Amanita phalloides' türü mantar, zehirsiz mantarlarla çok kolay karıştırılabiliyor.
Gündüz, "Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor" diyor. "Erken belirti verenler genellikle daha az tehlikeli olsa da geç dönemde belirti veren mantar zehirlenmeleri daha tehlikeli olabiliyor. Bunlar karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi çok ciddi sorunlarla karşımıza gelebiliyor. İlk dönemde zehirlenme belirtileri normale dönebiliyor, kişi kendini iyi hissedebiliyor; ancak sonrasında tekrar kötüleşme görülebiliyor. Özellikle zehirli türlerde bu durum daha sık yaşanıyor. Geç dönem belirti veren mantar zehirlenmelerinde daha dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü bunlar daha ölümcül sonuçlarla karşımıza çıkabiliyor." Bu nedenle, doğadan topladığımız mantarları uzman kontrolünden geçirmeden tüketirsek, ciddi zehirlenme riskiyle karşılaşabiliriz. especially Karadeniz Bölgesi'nde, yüz yıllardır süregelen bir mantar toplama kültürü ve etkinliği var. Ancak mantarların toplanması uzmanlık gerektiriyor.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın veya kayıt olun.