Doğu'nun Zehirli Yüzü

Doğu'nun Zehirli Yüzü

Hakkari Üniversitesi Yüksekova Meslek Yüksekokulu'nda görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Sedat Kesici, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Şırnak Üniversitesi'nden 5 öğretim üyesiyle birlikte, Hakkari kentinde mantar çeşitliliğinin belirlenmesi için 2012 yılından bu yana kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Bu çalışma, kent merkezi ve ilçelerde yapılan saha araştırmaları sonucunda toplanan yaklaşık 2 bin mantarın laboratuvarda incelenmesini içeriyor.

Araştırmalar, Türkiye'de ilk kez tespit edilen 100 mantar türüne ve Hakkari'de yeni görülen 630 mantar türüne ulaşıldığını gösteriyor. Bu türlerden 36'sının zehirli olduğu ve 10'unun öldürücü etkiye sahip olduğu belirlenmiş durumda. Dr. Öğr. Üyesi Kesici, uzmanlık alanının mantar olduğunu ve bu konuda yüksek lisans ve doktora yaptığını belirtiyor. Kesici, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Uzun'un 2008 yılında kentte mantarlarla ilgili çalışma yürüttüğünü ve o dönemde 48 takson (tür) topladığını da vurguluyor.

Hakkari, bilimsel çalışma alanı olarak bakir bir yer olarak tanımlanıyor ve akademisyenlerin burada önemli çalışmalara imza atabildiği belirtiliyor. Hakkari Üniversitesi olarak Van ve Şırnak'taki üniversitelerden akademisyenlerin de katılımıyla yapılan çalışma, sürekli arazide çalışmayı ve mantarları doğal ortamlarında fotoğrafladıktan sonra laboratuvar ortamına getirerek incelemeyi içeriyor. Bu şekilde, Türkiye'de farklı yerlerde de tespit edilmiş ama Hakkari'de yeni tespit edilen 630 mantar türüne ulaşıldığı kaydediliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Kesici, yaptıkları çalışmalar neticesinde Türkiye mikobiyotasına ilk defa Hakkari'de tespit ettikleri 100'e yakın mantarın da makalelerini yayınladıklarını belirtiyor. Bunlardan 100'den fazlasının yenilebilen mantar türü olarak nitelendirildiği ve besin değeri yüksek mantarlardan oluştuğu kaydediliyor. Ancak, 36 türün oldukça zehirli türlerden oluştuğu ve bunlardan 10'unun direkt öldürücü zehirli mantarlar olduğu da vurgulanıyor.

Tüketilebilen türler ile zehirli türleri birbirinden ayırt etme konusunda vatandaşlara yardımcı olmak için çalışma yürüttüklerini anlatan Kesici, doğada toplanan her mantarın yenilemeyeceği uyarısında bulunuyor. Kesici, "Doğadan topladığımız mantarın zehirli olup olmadığını görsel olarak ne yazık ki tespit edemiyoruz. Dolayısıyla bunun uzmanlarına danışılmadan tüketilmesini kesinlikle tavsiye etmiyoruz. İnsanlar rastgele topladıkları mantarları tüketmesinler. Bazı mantarlar çok güzel görünmesine rağmen oldukça zehirli ve öldürücü olabiliyorlar" diyor.

Bu araştırmalar, Hakkari'de mantar türlerinin çeşitliliğini ve zenginliğini gösteriyor ve vatandaşların mantarları bilinçli bir şekilde tüketmeleri konusunda önem taşıyor. Dr. Öğr. Üyesi Kesici ve ekibinin yürüttüğü çalışma, Türkiye'de mantar türleri konusunda önemli bir katkı sağlıyor ve bu alanda yapılacak future çalışmalara da ışık tutuyor. VAN Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesindeki fungaryumda koruma altına alınan mantar türleri, gelecekte yapılacak çalışmalara da temel oluşturuyor.

Bu araştırma, sadece mantar türleri konusunda değil, aynı zamanda çevre ve ekosistem konusunda da önemli bir çalışma olarak görülüyor. Hakkari'de yürütülen bu çalışma, Türkiye'nin farklı bölgelerinde de benzer çalışmaların yapılmasına önayak olabilecek bir örnek olarak değerlendiriliyor. Dr. Öğr. Üyesi Kesici ve ekibinin çalışmaları, bilimsel araştırmaların toplumun faydına nasıl dönüştürülebileceğinin de güzel bir örneğini oluşturuyor.

Yorumlar (0)

  • Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!