Dünya geneline yayılmış bir health problemi olan hantavirüs, insanları tehdit etmeye devam ediyor. Bu virüs, Kırım-Kongo kanamalı ateşiyle aynı aileden geliyor ve Avrupa, Asya gibi bölgelerde benzer hastalıklara neden oluyor. Hastalığın belirtileri arasında yüksek ateş, kanamalar, deri altına ve dışkıdan kanamalar, böbrek yetmezliği gibi ciddi sorunlar yer alıyor. Ölüm oranı ise %5 ile %15 arasında değişiyor.
Bu sorununla birlikte, Türkiye'de de görülen hantavirüs vakaları 2009'dan beri takip ediliyor. Türkiye'de görülen hasta sayısı 250 civarında ve ölüm oranı %5 civarında. Ancak Amerika kıtasında görülen hantavirüs tipi, Avrupa ve Asya'daki tiplerden tamamen farklı ve solunum sistemini tutarak, dolaşım ve kalp yetmezliğiyle öldürüyor. Ölüm oranı da çok daha yüksek, %40'lar civarında.
Hantavirüsün bulaş şekli de dikkat çekici. Kemirgenlerin atıkları yoluyla bulaşan bu virüs, solunum yoluyla yayılıyor. İnsandan insana bulaşan tipi olduğu için, bütün ülkeler bu virüsün kendi ülkelerine sokulmasını önlemek için yoğun önlemler alıyor. Özellikle Antip tipi, insandan insana bulaşabildiği için bütün ülkeler tarafından yakından takip ediliyor. Arjantin'de görülen vakalarda bir kişi, 34 kişiye bulaştırmış ve 11'i hayatını kaybetmişti.
Bu sorunun çözümü için alınan önlemler arasında, özellikle gemi ortamında görülen vakalarda, kişilerin ülkelerine dağılıyor olması nedeniyle, karantina uygulaması önemli bir yer tutuyor. Ancak Sağlık Bakanlığı'nın ev karantinası uygulamaya karar vermesi, uzmanlar tarafından riskli olarak görüldü. Hastanede veya bir karantina merkezinde karantina uygulanması gerektiği düşünülüyor. Çünkü burada amaç, ilk vakayı ortaya çıkarmamak ve bulaşmayı önlemek. 42 gün sürecek bir karantina uygulanacağı düşünülüyor.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın veya kayıt olun.