Kabuk Bağladı...

Kabuk Bağladı...

Değerli dostlar, sevgili okurlar, bugün sizlerle birlikte Kahramanmaraş merkezli depremin ardından yaşananları hatırlamak ve o günün acısını bir kez daha paylaşmak istiyorum. 6 Şubat 2023 saat 04.16'da her şey değişti, saat 04.17'de ise canlarını, sevdiklerini, mallarını, evlerini ve eşyalarını kaybeden nice insan oldu. Lütfen sadece bir dakika olsun gözlerinizi kapatın ve açtığınızda her şeyinizin olmadığını varsayın. Empati kurun, depremzedelere acımayın, sevin, sahiplenin. Birlikte bir yol yürüyün, bir yemek yiyin, bir dinleyin, sohbet edin.

İki ay geçti deprem felaketinin üzerinden, hala çadırlarda, ya da o çok sevdikleri kimsenin onları ayıramadıkları güzel evlerinden, mahallelerinden, kentlerinden ayıramadığı yerlerden zorunlu olarak götürüldükleri yerlerde başka kentlerde sessizlikleri içerisinde içlerine ağlıyorlar. Evet, yiten canlar geri gelmeyecek elbette, yalnız kalan canlara cehennem etmeyelim bu dünyayı. Enkazlarda olan ve enkazlardan çıkanların şu sözlerini bir kaç tanesini hatırlayalım: "Oğlum ev alamadı, ev oğlumu aldı", "Köpekleri salın ben kendi sesi çıkaracağım", "30 saattir babamın cesediyle yatıyorum", "Isınmamız için mont göndermişler, burada çikolata var, yemeye kıyamadım. Burada da 1, 2, 3, 4, 5 çorap, bunu kim düşünmüş, bunları cehenneme girer mi, sizce?" ve "Annemi de kurtarın", "Önce kardeşimi kurtarın", "Zaten onun üstüne düştüğü için başımız ezilmedi. O kadar acı ki, oğlunun vücudu ile kurtuluyorsun".

Ve duvarlara yazılan yazılardan sadece bir ikisi: "Adıyaman oldu Acıyaman. Konuşacak çok şey var, ama konuşacak kimse kalmadı." Tekrar ölenlere rahmet, yaralılara şifa ve kalanlara sabır diliyorum. Unutmayalım, sadece sahip çıkalım. Üzerinden yıllar geçmiş, fakat halen evlerine giremeyenler olduğunu üzülerek belirtmek istiyorum. Halen evinden, memleketinden uzak illerde kirada kalmak zorunda olanlar, halen geceleri uykusundan fırlayanlar ya da uyutamayanlar gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Öte yandan, "unutmadık, unutmayacağız" diyen klavyeşörlerin takip oranı ne, ne kadar haberdarlar bu insanların yaşamından?

Burada kimsenin duygularını kırmak, karalamak falan değil, kimse de öyle algılamasın, yalnız empati kurmak ve o acıları yaşayanların artık hayat şartlarını kolaylaştırmak gerektiğine inanıyorum. Deprem felaketinin üzerinden geçen thời gian, acının ve kaybın boyutunu hafifletmedi. Tam tersine, zaman içinde ortaya çıkan sorunlar ve zorluklar, depremzedelerin hayatlarını daha da zorlaştırdı. Ekonomik zorluklar, psikolojik travmalar, sosyal sorunlar ve diğer birçok problem, depremzedelerin yaşamlarını olumsuz etkiliyor.

Deprem felaketinin üzerinden geçen zaman, aynı zamanda toplumun dayanışmasını ve birlikteliğini de ortaya koydu. Nice insan, depremzedelerin yardımına koştu, nice kurum ve kuruluş, destek olmak için seferber oldu. Ancak, bu dayanışma ve birliktelik, sadece ilk etapta değil, uzun vadeli olarak da devam etmelidir. Depremzedelerin hayatlarını kolaylaştırmak, onların acılarını hafifletmek, toplumun tüm bireylerinin ortak sorumluluğudur.

Sonuç olarak, Kahramanmaraş merkezli deprem, Türkiye'nin tarihinde önemli bir dönemeç oldu. Bu felaket, nice can kaybına, nice insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Ancak, aynı zamanda toplumun dayanışmasını ve birlikteliğini de ortaya koydu. Şimdi, görevimiz, depremzedelerin hayatlarını kolaylaştırmak, onların acılarını hafifletmek ve toplumun tüm bireylerinin ortak sorumluluğunu üstlenmektir. Tekrar hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına ve sevenlerine sabırlar diliyorum.

Yorumlar (0)

  • Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!