Osmanlı'nın Büyük Alimi, Unutulma Sırasına Giriyor

enes sadık tarafından 05.08.2025 12:48 tarihinde paylaşıldı
Osmanlı'nın Büyük Alimi, Unutulma Sırasına Giriyor
Molla Arap Hazretleri'nin Yalnız Kabri: Bursa'nın Unutulan Hatırası
Bursa'nın Yıldırım ilçesindeki Molla Arap Mahallesi'ne ismini veren ve Osmanlı ilim dünyasında derin izler bırakan Molla Arap Hazretleri'nin kabri, şimdilerde yalnızlığa terk edilmiş durumda. Daha önce Molla Arap Camii bahçesinde bulunan kabir, 1855 yılında yaşanan büyük depremin ardından caminin küçültülmesiyle yolun karşısına geçmişti.
Antakya doğumlu olan ve Halep üzerinden Bursa'ya gelen Molla Arap'a bu ismin verilmesinin nedeni, iyi derecede Arapça bildiğiydi. Asıl ismi Vaiz Muhammed bin Ömer olan Molla Arap, zahiri ilimlerde ve tasavvufta da derin bir alim olarak tanınıyordu.
Molla Arap Hazretleri'nin Yıldırım'daki mezarı, türbe haline getirilmemiş ve çevresi de oldukça bakımsız. Bursa'nın kültürel ve manevi mirasını yaşatma konusunda önemli adımlar atan Yıldırım Belediyesi'ne, bu konuda da büyük bir görev düşüyor. Geçtiğimiz dönemde Aşık Yunus Hazretleri'nin kabrini ortaya çıkaran belediyeden, Molla Arap için de benzer bir sahiplenme bekleniyor. Bursalıların bu manevi mirasa sahip çıkması gerektiği vurgulanıyor.
"Padişahlar Molla Arap'ı Yanından Ayırmadı"
Osmanlı padişahlarının Molla Arap Hazretleri'nin hayatı boyunca sohbetlerine katıldığını ve kendisinden dersler aldığını kaydeden Tarih Arşivi Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Günay, "Bursa'da Yıldırım ilçesinde Molla Arap Mahallesi'ne ismini veren Molla Arap Hazretleri'nin şu an kabrinin başındayız. Molla Arap Hazretleri, Osmanlı için çok önemli bir şahsiyet. Maalesef, yeteri kadar günümüzde tanınmıyor. Bursa'da yaşadığı zaman Molla Arap ismini Bursalılar vermiş. Çünkü kendisi Antakya'da doğmuş, Halep üzerinden Bursa'ya gelmiş ve çok iyi Arapça bildiği için Bursalılar onu Molla Arap diye tanımışlar. Asıl ismi Vaiz Muhammed bin Ömer. Dedeleri Antakya'ya Mâverâünnehir'den gelmişler.
Mısır sultanlarından Kayıtbay, Molla Arap'ı çok seviyor. Onun derslerine katılıyor ve o kadar çok seviyor ki Molla Arap Hazretleri bir ara Mısır'ı terk etmek istiyor, ancak Kayıtbay ona izin vermiyor. Ancak Kayıtbay vefat ettikten sonra Molla Arap Hazretleri Bursa'ya geliyor. Burada halka bir müddet vaaz veriyor. Daha sonra Bursa'dan İstanbul'a geçiyor ve İstanbul'da devrin padişahı Sultan II. Beyazıt, Molla Arap Hazretleri'ni duyuyor. O da onun derslerine katılıyor, sohbetlerine katılıyor ve aralarında çok büyük bir dostluk, bir muhabbet başlıyor. Molla Arap Hazretleri, Sultan II. Beyazıt'ı cihada teşvik ediyor. Modon Seferi'nde Molla Arap Hazretlerini şehre ve kaleye ilk giren mücahitler arasında görüyoruz.
II. Beyazıt vefat ediyor. Daha sonra Yavuz Sultan Selim tahta geçiyor. Biz Molla Arap Hazretleri'ni yine Yavuz Sultan Selim Han'ın yanında görüyoruz. Molla Arap, Yavuz Sultan Selim Han'ın Çaldıran Savaşı'nı yapmasında da etkili olmuştur. Çünkü onu şiirlerle sefere teşvik etmiştir. Kitap yazmıştır bununla ilgili ve Çaldıran Savaşı'nda Osmanlı ordusuna coşturucu vaazlar yapıyor. Yavuz Sultan Selim Han ona dua ettiriyor. Molla Arap Hazretleri orada dua ediyor. Yavuz Sultan Selim Han "amin" diyor. Böyle müthiş bir sahne var düşünün. Yavuz Sultan Selim Han vefat ediyor. Yerine Kanuni Sultan Süleyman geçiyor. Kanuni Sultan Süleyman zamanında da yine Molla Arap Hazretleri'ni görüyoruz. Macaristan Savaşı'nın kazanılmasında da katkısı var" diye konuştu.
"Dönemin Önemli İlim İnsanlarından"
Yaşadığı dönemde birçok ilimde ön plana çıkan Molla Arap Hazretleri'nin şahsına yakışmadığını söyleyen Günay, "Bunun dışında Molla Arap Hazretleri'nin bir de ilmi bir tarafı var. Mesela kimya ilminde çok ileri derecede ön planda ve kitapları var. Arapça lisanını da aynı şekilde iyi biliyor. Hadis ilminde çok ön planda. Kendisi çok yönlü bir şahsiyet. Balkanlar’da bulunuyor. Üsküp’te orada mescit yaptırıyor, camiler yaptırıyor. Bursa’mızda metfun ama maalesef çok tanınmıyor. Tanıtılmamış, bilinmemiş. Bu anlamda büyük bir eksiklik ve bulunmuş olduğu kabre baktığımız zaman. Hiç hak etmediği bir tablo var burada. Çünkü bakınız burada hayatını anlatan bir yazı var. O bile çok kötü bir vaziyette. Bunun dışında mezar aynı şekilde. Burada Molla Arap Hazretleri'nin şanına yakışır bir türbe tarzında artık nasıl uygunsa böyle bir şey yapılmalı ve Molla Arap Hazretleri daha çok tanıtılmalı. Bursalılara öncelikle büyük iş düşüyor. Yıldırım Belediyesi’ne büyük iş düşüyor. Yıldırım Belediyesi’nin de böyle tarihi ve kültürel anlamda birçok hizmetleri var. Yakın zamanda Aşık Yunus Hazretleri’nin kabrini ortaya çıkarttılar. Burada da aynı öncülüğü Yıldırım Belediyesi’nden bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
0 beğeni