Trafik Sigortasında Değişim!

Trafik Sigortasında Değişim!

Hazine Müsteşarlığına bağlı ilgili kurumlarca hazırlanan ve zorunlu trafik sigortası piyasasını doğrudan etkileyen yasal düzenleme Resmi Gazete'de yayımlandı. Temmuz ayı başında yürürlüğe girecek mevzuat, hasar tazminatından değer kaybı tespitine kadar birçok teknik parametreyi yeniden şekillendiriyor. Bu düzenleme, trafik sigortası sektöründe önemli değişikliklere neden olacak ve sigorta şirketlerinin sorumluluklarını genişletecek.

İlk olarak, kazaya karışan sigortalı sürücünün olay yerini terk etmesi durumunda uygulanacak mali yaptırımlar ele alınıyor. Eski ve yeni metin karşılaştırıldığında, sigorta şirketlerinin ödedikleri tazminatı sürücüye fatura etme (rücu) hakkı genişletildi. Sürücünün yardım veya can güvenliği gibi zorunlu haller dışında kaza yerini terk etmesi durumunda sigorta şirketinin rücu hakkı, yalnızca "bedeni hasarlı" kazalarla sınırlandırılmıştı. Ancak yapılan kelime ve mantık dizilimi değişikliğiyle, can güvenliği istisnası saklı kalmak kaydıyla, yalnızca maddi hasarla sonuçlanan kazalarda da yasal kaza tutanağı düzenlemeden veya alkol raporu almadan olay yerinden uzaklaşan sürücülere zararın tamamı rücu ettirilebilecek.

Ayrıca, araç onarım süreçlerinde sigorta şirketlerinin hasarlı parçaları ikame etme zorunluluklarında da önemli bir maliyet ve standart değişimi yapıldı. Eski mevzuatta model yılı itibarıyla 3 yılı geçmeyen (0-3 yaş arası) araçlarda onarımı mümkün olmayan parçaların öncelikle orijinali ile değiştirilmesi zorunluydu. Yeni düzenlemeyle bu 3 yıllık sınır tamamen kaldırıldı. Böylece, araçların yaşı ne olursa olsun, onarımı mümkün olmayan parçaların orijinali ile değiştirilmesi zorunluluğu ortadan kalktı.

Değer artışının tazminat hesaplamalarına nasıl yansıtılacağı da yeni düzenlemeyle değişti. Eski metinde yer alan "Onarım sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelmiş olsa dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez" ibaresi yeni metinden çıkarıldı. Böylece onarım sonrası araçta oluşabilecek teorik değer artışlarının tazminat hesaplamalarına nasıl yansıtılacağı kurumun belirleyeceği yeni esaslara bırakıldı.

Ağır hasarlı (pert) araçların tazminat ödemelerinde, eksper raporu tescili ve ilgili mevzuat uyarınca "trafikten çekilmiştir" kaşeli belgenin sigorta şirketine ibraz edilmesi şartı, Kurumun belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde zorunlu kılınmaya devam edecek.

Hak sahiplerinin mağduriyetlerini azaltmayı amaçlayan bir diğer teknik reform ise "değer kaybı" tazminatlarında gerçekleştirildi. Yeni dönemde, trafik kazası sonrası aracı hasar gören ve sigorta şirketine hasar tazminatı için müracaat eden hak sahipleri, değer kaybı için ayrıca bir başvuru yapmasalar dahi bu talebi de iletmiş kabul edilecek. Atanan sigorta eksperi, hazırlayacağı raporda aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, geçmiş hasar geçmişi ve kaza öncesi-sonrası ikinci el piyasa değeri arasındaki farkı hesaplayarak değer kaybını raporlayacak.

Sigorta şirketleri, hesaplanan bu değer kaybı tutarını nihai eksper raporunun kendilerine ulaştığı tarihi takip eden ilk iş günü içerisinde yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı (SMS, mobil uygulama vb.) aracılığıyla hak sahibine bildirmekle yükümlü olacak.

Son olarak, kaza sonrasında mağdur olan üçüncü şahısların bedenen eski haline dönebilmesi için yapılacak protez organ bedelleri dahil tüm tedavi harcamalarını güvence altına alan bir düzenleme yapıldı. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi kapsamındaki genel sağlık sigortası kapsamındaki tedavi hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) geri ödeme listesi ve sorumluluğunda kalmaya devam edecek; bu harcamalar için sigorta şirketlerinin sorumluluğu doğmayacak. Mağdurun kazadan hemen sonra tedavisine başlanmasından, heyetten "sürekli sakatlık raporu" alacağı döneme kadar geçen süreçteki geçici bakıcı giderleri ile sakatlık oranı kesinleştikten sonra tıbben gerekli görülen sürekli bakıcı giderleri doğrudan sigorta şirketleri veya Güvence Hesabı tarafından karşılanacak.

Bu düzenlemeler, trafik sigortası sektöründe önemli değişikliklere neden olacak ve sigorta şirketlerinin sorumluluklarını genişletecek. Hak sahiplerinin mağduriyetlerini azaltmayı amaçlayan bu teknik reformlar, trafik kazalarının ardından mağdur olan kişilerin haklarını korumaya yönelik önemli adımlar olarak değerlendirilebilir.

Yorumlar (0)

  • Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!