Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, Silopi'de faaliyet gösteren termik santralin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Milletvekili Aslan, termik santralin yalnızca bir enerji üretim tesisi olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı ve ortaya çıkan atık miktarlarının ve emisyonların bölgede ciddi bir ekolojik yıkıma yol açtığını söyledi. Bu durum, bölgede yaşayan halkın sağlığı ve çevrenin korunması açısından büyük bir tehdit oluşturuyor.
Milletvekili Aslan, Şırnak İl Çevre Durum Raporu'nda yer alan verileri paylaşarak, 2024 yılı içerisinde santralde 840 bin 682 ton asfaltit yakıldığını belirtti. Bu yakım sonucu 262 bin 636 ton uçucu kül ile 192 bin 521 ton katı atığın ortaya çıktığını ifade eden Aslan, "Bu rakamlar doğaya bırakılan yükün ne kadar büyük olduğunu gözler önüne seriyor" dedi. Bu veriler, termik santralin çevreye verdiği zararın boyutlarını açıkça gösteriyor. Aslan, ayrıca santralden yayılan kükürt dioksit, azot oksitler, partikül maddeler ve diğer kirleticilerin yalnızca havada kalmadığını, bu maddelerin toprağa, meralara ve su kaynaklarına karıştığını dile getirdi.
Bölgedeki tarım ve hayvancılığın doğrudan tehdit altında olduğunu savunan Aslan, özellikle meralarda otlayan hayvanların ve yem bitkilerinin bu kirlilikten etkilendiğini söyledi. Açıklamasında, "Bu kirleticiler yaşam zincirinin tamamına temas ediyor. Topraktan suya, sudan hayvana ve insana kadar uzanan ciddi bir risk söz konusu" ifadelerini kullandı. Bu durum, bölgede yaşayan halkın sağlığı ve geçim kaynakları açısından büyük bir tehdit oluşturuyor. Aslan, termik santralin su kaynağı olarak Hezil Çayı'nı kullandığını belirterek, konunun yalnızca hava kirliliğiyle sınırlı olmadığını söyledi. Santralin aynı zamanda su hakkı ve havza ekosistemi açısından da büyük risk taşıdığını ifade eden Aslan, bölgede ekolojik baskının her geçen yıl arttığını dile getirdi.
Atık suların şirket bünyesindeki arıtma sistemlerinde işlendiğinin belirtildiğini ancak bunun yeterli olmadığını söyleyen Aslan, bağımsız ve düzenli denetimlerin yapılması gerektiğini kaydetti. Bu durum, bölgede yaşayan halkın sağlığı ve çevrenin korunması açısından büyük bir önem taşıyor. Milletvekili Aslan'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici bölüm ise sağlık sorunlarına ilişkin oldu. Silopi'de gerçekleştirdikleri ziyaretlerde birçok evde kanser vakalarıyla karşılaştıklarını belirten Aslan, durumun artık sıradan bir sağlık problemi olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Kanser vakalarının birçok farklı nedene bağlı olabileceğini ifade eden Aslan, buna rağmen bölgede faaliyet gösteren termik santralin etkilerinin bilimsel olarak araştırılması gerektiğini vurguladı.
"Asfaltit yakılan ve sürekli emisyon salınımı yapan bu tesisin insan sağlığı üzerindeki etkileri bağımsız bilimsel raporlarla ortaya konulmalıdır" diyen Aslan, Sağlık Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na daha önce bu konuda taleplerini ilettiklerini belirtti. Aslan, bugüne kadar ne insan sağlığı ne de hayvancılık üzerindeki etkiler konusunda kapsamlı ve şeffaf bir rapor hazırlanmadığını savundu. Emisyon değerleri, kül depolama alanlarının güvenliği, su kullanımı ve topraktaki ağır metal birikimi gibi konuların düzenli şekilde incelenmesi gerektiğini ifade etti. Santralin etkilerinin yıllık periyotlarla bağımsız kurumlar tarafından değerlendirilmesini isteyen Aslan, "Bu mesele yalnızca enerji üretimi meselesi değildir. Ortaya çıkan kül, ağır metal yükü, su kaynaklarına etkisi ve insan yaşamına verdiği zarar nedeniyle artık doğrudan yaşam hakkını ilgilendiren bir boyuta ulaşmıştır" diye konuştu.
Bölgede çevre endişesi büyüyor. Silopi Termik Santrali ile ilgili tartışmalar yeniden gündeme gelirken, çevre örgütleri ve bölge halkı da uzun süredir hava kirliliği, tarımsal zararlar ve sağlık sorunları konusunda endişelerini dile getiriyor. Açıklanan yeni veriler, bölgede çevresel etkilerin daha kapsamlı biçimde araştırılması yönündeki çağrıları yeniden güçlendirdi. Bu durum, bölgede yaşayan halkın sağlığı ve çevrenin korunması açısından büyük bir önem taşıyor. Çevre örgütleri ve bölge halkı, termik santralin çevreye verdiği zararın boyutlarını açıkça gösteriyor ve bağımsız denetimlerin yapılması gerektiğini vurguluyor. Bu vấn, bölgede yaşayan halkın sağlığı ve geçim kaynakları açısından büyük bir tehdit oluşturuyor ve acil olarak çözülmesi gerekiyor.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın veya kayıt olun.