Dağlık Alanlarda Doğada Geçirilen Zaman: İş Makinesi Operatörü Ömer Bilgi'nin Öyküsü
Kent yaşamının hızlı temposu ve gürültüsü, birçok insanı doğanın sakin ve huzurlu atmosferine çekiyor. İş makinesi operatörü Ömer Bilgi de onlardan biri. Kış aylarında işlerinin azalmasıyla boş zamanının çoğunu dağlık alanlarda doğada geçirmeye başlayan Bilgi, bu süreçte kendi imkanlarıyla kardan barınaklar yapıyor ve burada yalnız başına vakit geçiriyor.
Doğadaki bu experience, Bilgi için bir kaçış değil, aksine şehir hayatının stresinden uzaklaşmak ve kendini doğanın güzelliğine bırakmak için bir fırsat. "Doğada vakit geçirmeyi çok sevdiğim için buraya geliyorum. Kendime kardan mağaralar yapıyorum. Bazen kar olmazsa taş, çamur gibi malzemelerden barınak da yapıyorum" diyor Bilgi. Bu barınaklar, sadece fiziksel bir sığınak değil, aynı zamanda Bilgi'nin doğayla bağ kurduğu ve şehir hayatının gürültüsünden uzaklaştığı bir mekan haline geliyor.
Bilgi, şehirde yaşayan insanların genellikle boş zamanlarını nasıl geçirdiklerine de dikkat çekiyor. "Herkes şehirde kahvehanelere gidiyor, orada zamanını öldürüyor. Ben öyle bir şey yapmak istemedim. 'En azından doğaya gideyim, orada hem kafamı dinler hem de vaktimi geçiririm' dedim" diyor. Bu tercih, Bilgi'nin doğayı ve doğayla bağ kurmayı ne kadar çok sevdiğinin bir kanıtı. Yaz aylarında yoğun bir şekilde çalışmak zorunda kalması ve bu期间 doğaya gelme imkanının olmaması, Bilgi'yi sonbahardan ilkbahara kadar doğada vakit geçirmeye itiyor.
Bilgi'nin dağlarda geçirdiği zaman, sadece doğanın güzelliğini seyretmekle sınırlı değil. Burada çay, kahve ve yemeğini hazırlayarak, doğanın içinde kendi küçük dünyasını oluşturuyor. "Doğada olmak çok güzel, insanın kafası dinleniyor ve kendini rahat hissediyor. Yalnızlık da bazen çok iyi geliyor" diyor Bilgi. Bu experience, Bilgi için bir tür meditasyon gibi, zihnini ve bedenini dinlendirmesine olanak tanıyor.
Ancak, doğada vakit geçirmek her zaman kolay değil. Bilgi, bu konuda da bazı zorluklardan bahsetiyor. "Zorluklar var, mesela bazen çok yoruluyorsun. Bazen soğuk var. Bazen de çok çok terliyorsun" diyor. Ancak, tüm bu zorluklara rağmen, Bilgi doğada vakit geçirmeye değer buluyor. "Ama yine de doğada vakit geçirmeye değiyor" diye ekliyor.
Bu öykü, doğanın insan üzerindeki etkisini ve şehir hayatının gürültüsünden uzaklaşmanın önemini vurguluyor. Bilgi'nin deneyimi, doğanın güzelliğini ve doğayla bağ kurmanın insan ruhuna olan olumlu etkisini gösteriyor. Kent yaşamının hızlı temposunda, doğanın sakin ve huzurlu atmosferine kaçmak, birçok insan için bir ihtiyaç haline gelmiş gibi görünüyor. Bilgi'nin öyküsü, bu besoinin ne kadar gerçek ve önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın veya kayıt olun.