Şırnak Barosu: Söylemsel Şiddete Hayır!

Şırnak Barosu: Söylemsel Şiddete Hayır!

Şırnak Barosu, son günlerde Türkiye genelinde gözlemlenen kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı ve düşmanca söylemlerin ciddi bir toplumsal risk oluşturduğuna dikkat çekerek kamuoyuna yazılı bir açıklama yaptı. "Söylemsel Şiddete de Hayır!" başlığıyla yayımlanan açıklamada, toplum kesimleri arasındaki güvenin hızla zedelendiği ve bu durumun derin bir toplumsal travmaya dönüşme potansiyeli taşıdığı vurgulandı. Bu açıklama, toplumsal barış ve huzurun korunmasının önemine dikkat çekmektedir.

Baro açıklamasında, mantık ve izandan uzak, herhangi bir somut gerekçeye dayanmayan nefret söylemlerinin yaygınlaştığına işaret edilerek, bu dilin kamusal tartışma zeminini tahrip ettiği ifade edildi. İnsan onurunu ve birlikte yaşama iradesini hedef alan bu söylemlerin sıradanlaşmasının kabul edilemez olduğu belirtilirken, söz konusu dilin bireyler ve topluluklar üzerinde kalıcı korku, güvensizlik ve çaresizlik duyguları yarattığı kaydedildi. Toplumsal kesimler arasındaki güvenin zedelenmesinin, demokratik düzen, hukuk devleti ilkesi ve temel hak ve özgürlüklerin korunması açısından telafisi güç sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekilen açıklamada, nefret söylemi, hedef gösterme ve kutuplaştırıcı dil karşısında sessiz kalınamayacağı net bir dille ifade edildi.

Şırnak Barosu, açıklamasında tüm kamuoyunu sağduyuya davet ederek, her türlü şiddet ve şiddet söyleminden uzak durulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca devletin tüm kurumlarına da çağrıda bulunularak, demokratik standartların korunması adına toplumsal gerilimi artırabilecek dil ve uygulamalardan kaçınılması istendi. Hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve toplumsal barışın birlikte gözetilmesi gerektiği belirtilerek, sorumluluk bilinciyle hareket edilmesinin önemine dikkat çekildi. Toplumsal barış ve huzurun korunmasının ortak geleceğin teminatı olduğu vurgulandı. Bu sürecin yaratabileceği toplumsal travmanın farkında olunduğu ifade edilirken, travmanın derinleşmesine izin verilmemesi için Baro'nun sorumluluğunun gereğini yerine getirmeye devam edeceği kamuoyuna saygıyla duyuruldu.

Açıklamanın yankı uyandırması, toplumsal barışın önemine dikkat çekmektedir. Toplumsal barış, bir toplumun temel taşlarından biridir ve bu değerlerin korunması için herkesin sorumluluk alması gerekir. Şırnak Barosu'nun açıklaması, bu sorumluluğun bir parçası olarak görülebilir. Ayrıca, açıklamanın hukuk çevreleri ve sivil toplum temsilcileri tarafından da toplumsal barışı önceleyen önemli bir çağrı olarak değerlendirilmesi, bu konunun ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Toplumsal barış ve huzurun korunması, sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun bilincinde olmak ve gerekli adımları atmaya çalışmak, toplumun geleceği için çok önemlidir. Şırnak Barosu'nun açıklaması, bu konuda önemli bir adım olarak görülebilir. Ancak, bu açıklamanın sadece bir başlangıç olarak görülmesi ve daha fazla çaba sarf edilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Toplumsal barış ve huzurun korunması, sürekli bir çaba gerektirir ve bu konuda herkesin sorumluluk alması gerekir.

Sonuç olarak, Şırnak Barosu'nun açıklaması, toplumsal barış ve huzurun korunmasının önemine dikkat çekmektedir. Bu açıklamanın yankı uyandırması ve hukuk çevreleri ve sivil toplum temsilcileri tarafından da toplumsal barışı önceleyen önemli bir çağrı olarak değerlendirilmesi, bu konunun ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Toplumsal barış ve huzurun korunması, sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur ve bu konuda herkesin sorumluluk alması gerekir. Bu sorumluluğun bilincinde olmak ve gerekli adımları atmaya çalışmak, toplumun geleceği için çok önemlidir.

Yorumlar (2)

  • N
    NalinX 28.01.2026 08:00
    Toplumsal uyum için söylemsel şiddete karşı olmak çok importante ????!
  • S
    SinemA 28.01.2026 03:00
    Toplumsal barış için söylemsel şiddete hayır! ????‍♂️