Nükleer cephesinde iki yüzlü tablo:Umut var, tehdit sürüyor

Nükleer cephesinde iki yüzlü tablo:Umut var, tehdit sürüyor

Nükleer silahlar cephesinde iki farklı tablo: Rekor var ama güven yok

İyi haber: Dünya, nükleer denemeler konusunda tarihi bir eşiği aştı.
Kötü haber: Bu sessizlik kalıcı değil ve güçlü temellere dayanmıyor.

Nükleer silahsızlanma açısından bu hafta dikkat çekici bir kilometre taşı geride bırakıldı. Küresel ölçekte artan nükleer tehdit söylemlerine rağmen, dünya tarihindeki en uzun nükleer deneme yapılmayan dönem resmen kayda geçti.

Duyarlı Bilim İnsanları Birliği’nin (UCS) kıdemli bilim insanlarından Dylan Spaulding’e göre, 14 Ocak 2026 itibarıyla dünya 8 yıl 4 ay 11 gündür herhangi bir nükleer patlamaya tanıklık etmedi. Bu süre, 16 Temmuz 1945’te ABD’nin gerçekleştirdiği ilk nükleer test olan Trinity’den bu yana görülen en uzun “nükleer sessizlik” dönemi oldu.

Bilinen son nükleer deneme ise 3 Eylül 2017’de Kuzey Kore tarafından yapılmıştı.

Rekor var ama zemini kırılgan

Uzmanlar, elde edilen bu rekorun son derece hassas bir dengede durduğunu vurguluyor. Özellikle ABD’de nükleer testlerin yeniden başlatılabileceğine dair yapılan siyasi açıklamalar, yıllardır süren fiili moratoryumu tehlikeye atıyor.

Spaulding, bu konuda sert uyarılarda bulunarak, nükleer denemelere dönüşün “gereksiz ve akıl dışı” olacağını ifade ediyor. Ona göre bu tür bir adım, küresel istikrarı zedeleyebilir ve yeni bir nükleer silahlanma yarışını tetikleyebilir.

New START için geri sayım

Nükleer güvenlik açısından endişe yaratan bir diğer başlık ise ABD ile Rusya arasındaki son büyük silah kontrol anlaşması olan New START’ın, 5 Şubat 2026’da sona erecek olması.

  • Mevcut tablo: Rusya’nın 4.300’ü aşkın, ABD’nin ise yaklaşık 3.700 nükleer başlığı bulunuyor. Bu iki ülke, dünya nükleer cephaneliğinin yaklaşık yüzde 90’ını elinde tutuyor.

  • ABD’nin yaklaşımı: Donald Trump, anlaşmanın süresinin dolmasına izin verilebileceği mesajını vererek, yerine “daha iyi bir anlaşma” yapılabileceğini savundu.

  • Çin tartışması: Washington, yeni bir anlaşma olacaksa Çin’in de sürece dahil edilmesi gerektiğini öne sürüyor.

Nükleer testler hâlâ gerekli mi?

Bilim insanlarına göre, teknolojik gelişmeler sayesinde nükleer silaha sahip ülkelerin artık gerçek patlamalara ihtiyaç duyması gerekmiyor. Patlama eşiğine kadar ilerleyen ancak nükleer zincir reaksiyonu başlatmayan “kritik altı testler”, modern simülasyonlarla birlikte yeterli veri sağlayabiliyor.

Ancak New START’ın sona ermesiyle birlikte yasal sınırların kalkması, hem ABD’nin hem de Rusya’nın haftalar içinde yüzlerce ek nükleer başlığı operasyonel hâle getirmesine imkân tanıyabilir.

Bu nedenle, nükleer denemesiz geçen bu rekor hafta, bazı çevrelerde bir başarı olarak görülse de, silahsızlanmayı izleyen uzmanlar açısından tablo daha çok belirsizlik ve endişe barındırıyor.

Yorumlar (0)

  • Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!