İtalya’nın uzun süredir kamuoyunu ikiye bölen en büyük altyapı projelerinden biri olan Messina Boğazı Köprüsü için nihai onay çıktı. Sicilya adasını Calabria bölgesi üzerinden anakaraya bağlaması planlanan köprüye, Başbakan Giorgia Meloni hükümeti resmî onayını verdi. Proje tamamlandığında 3,6 kilometre uzunluğuyla dünyanın en uzun asma köprüsü olacak.
Ulaştırma Bakanı Matteo Salvini, projenin 6 Ağustos’ta Ekonomik Planlama ve Sürdürülebilir Kalkınma Komitesi’nden onay almasının ardından düzenlediği basın toplantısında, “Bu, dünyanın en uzun tek açıklıklı köprüsü olacak; mevcut rekor şu anda Türkiye’nin elinde,” dedi.
Uluslararası konsorsiyum, 13.5 milyar euroluk proje
Projeyi İtalya’dan Webuild, İspanya’dan Sacyr ve Japonya’dan IHI şirketlerinin yer aldığı Eurolink konsorsiyumu üstlendi. Webuild grubu tarafından yapılan açıklamada, “Messina Boğazı Köprüsü’nün ana açıklığı 3.300 metre olacak ve Türkiye’deki Çanakkale Köprüsü’nden yaklaşık 1 kilometre daha uzun olacak,” bilgisi paylaşıldı.
Stratejik yatırım: NATO ve Trump etkisi
Projeye verilen onayda, sadece ulaştırma değil, jeopolitik strateji de etkili oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO ülkelerine savunma harcamalarını artırma çağrısı karşısında, İtalya hükümeti projeyi “savunma amaçlı stratejik altyapı yatırımı” olarak konumlandırdı. Başbakan Meloni, NATO zirvesinde Rusya’nın Akdeniz’deki etkinliğine dikkat çekerek, köprünün Güney İtalya’daki NATO varlığı açısından önemli olduğunu savundu. Projenin bir kısmının savunma bütçesinden karşılanması planlanıyor.
Deprem, mafya ve çevre kaygıları
Ancak köprü projesi büyük eleştiri ve endişelerle de karşı karşıya. Bölgenin sismik risk taşıması, şiddetli rüzgarlara açık oluşu ve mafyanın ihalelere sızma ihtimali gibi faktörler projeye dair ciddi soru işaretleri yaratıyor. İtalya’nın iki büyük mafya yapılanması olan Cosa Nostra (Sicilya) ve ’Ndrangheta (Calabria) köprü güzergâhında etkin.
Salvini, bu eleştirilerle ilgili, “Mafya nedeniyle köprü yapmaktan vazgeçersek hiçbir yatırım yapamayız,” dedi.
Muhalefet ve çevreciler tepkili: “İsraf, risk, çevre tahribatı”
Projeye karşı çıkanlar ise hükümeti seçmen desteği kazanmak için şatafatlı ve maliyetli bir yapıya yatırım yapmakla suçluyor. Demokratik Parti lideri Elly Schlein, köprüyü “anakronik, pahalı ve riskli” olarak tanımlarken, ülkenin asıl sorunlarının çökme noktasındaki sağlık sistemi ve yetersiz maaşlar olduğunu vurguladı.
Greenpeace, WWF ve Legambiente gibi çevre örgütleri de projeyi çevre yönetmeliklerine aykırı olduğu gerekçesiyle Avrupa Birliği’ne şikâyet etti.
Köprü tamamlansa bile her iki yakasında da kara ve demiryolu altyapısının yetersiz olduğu belirtiliyor. Eleştirmenler, projenin bu haliyle “çölün ortasında katedral inşa etmekle” eşdeğer olduğunu savunuyor.