Karanlık bir geçmişe sahip olan İskender, sokaklarda, yetimhanelerde ve hatta yeraltı dünyasında sert koşullarla büyümüş bir adamdır. Hep hayatta kalmanın ve kendi adaletini sağlamanın yollarını aramıştır; ancak içinde hep sıcak bir aile yuvası kurma, sevgi ve bağ arayışı vardır. Bir gün yolları Ege kıyılarındaki küçük, sakin ve “cennet gibi” görünen bir kasaba olan Arafköy’e düşer. Burada kendisini ailesinin yanında bulmuş gibi hisseder ve kasabadaki insanların sıcaklığıyla ilk defa gerçek bir bağ kurma ihtimaliyle karşılaşır.
Ancak İskender’in geçmişi peşini bırakmaz — eski düşmanlar, kan davaları ve iç çatışmalar onu zorlarken, kasabadaki yeni hayatının sırları da yavaş yavaş ortaya çıkar. İskender, bu yeni ortamda sadece kendini yeniden keşfetmeye çalışmakla kalmaz; aynı zamanda affetme, sevgi ve insanlığın gücü gibi derin temalarla yüzleşir.
Dizi, umut, aile bağları, yeniden doğuş ve geçmişle yüzleşme temalarını işlerken; karakterlerin hayatlarındaki duygusal dönüşümlere odaklanır.